Ünlü ekonomist Mahfi Eğilmez, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) son durumu hakkında endişe verici bir analizde bulundu. Eğilmez, kişisel blogunda TCMB’nin üç yıllık birikimli zararının 2,6 trilyon liraya ulaşmasını, “sadece piyasa dalgalanmalarının değil, aynı zamanda yanlış ekonomi politikalarının sonuçları” olarak değerlendirdi. Merkez Bankası’nın kâr amacı gütmeyen bir anonim şirket olduğunu hatırlatan Eğilmez, mevcut zararın “doğal sınırları” aştığını vurguladı.
Negatif reel faiz politikası nedeniyle Türk Lirası’na olan güvenin azaldığını ifade eden Eğilmez, bu durumun enflasyon üzerinde oluşturduğu baskıları değerlendirerek önemli noktalara dikkat çekti. Eğilmez, TL’nin değer kaybını durdurmak için gerçekleştirilen döviz satışlarının bilanço üzerindeki etkilerinin ilk sinyallerini verdiğini belirtti. Kur Korumalı Mevduat (KKM) sisteminin devreye girmesiyle birlikte, TCMB üzerindeki yüklerin arttığını ve bu durumun zararı daha da büyüttüğünü kaydetti. Ayrıca, sıkılaştırma sürecinde yüksek faizle piyasadan likidite çekilmesinin, bankanın elinde bulunan varlıkların getirilerini olumsuz etkileyerek “faiz farkı zararı” oluşturduğunu da sözlerine ekledi.
Eğilmez, kamuoyunda sıkça gündeme gelen “Merkez Bankası iflas eder mi?” sorusunu yanıtlayarak, parayı basma yetkisine sahip bir kurumun iflas etmeyeceğini ancak bunun toplumsal sonuçlarının yüksek enflasyon olacağını belirtti. Zararın finanse edilmesi için ihtiyaç duyulan likidite artışının, enflasyon baskısını artırdığına dikkat çeken Eğilmez, TCMB’nin kâr edememesi nedeniyle Hazine’ye kaynak aktaramadığını ve bunun bütçe finansmanında ek maliyetler doğurduğunu vurguladı.
Sonuç olarak, kısa vadeli çözümlerin uzun vadede daha ağır sonuçlar doğuracağına işaret eden Mahfi Eğilmez, “TCMB’nin bilançosu, son yıllarda alınan ekonomik kararların bir yansımasıdır. KKM’den rezerv yönetimine kadar yapılan her hatanın bedeli, bugün karşımızda 2,6 trilyon liralık devasa bir birikimli zarar olarak duruyor.” şeklinde uyarısını sonlandırdı.