Haber

Enerji Fiyatları Rekor Kırıyor, Piyasalarda Dalgalanma Yaşanıyor!

18 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanan habere göre, tahvil faizlerindeki artış, küresel bir ekonomik kriz sinyali olarak halkın geçim yükünü daha da artırma riski taşıyor. Asya borsalarında satış baskısı giderek derinleşiyor. Enerji maliyetlerindeki durdurulamayan artışın bedeli ise tüketiciye yansıyacak.

Körfez bölgesindeki artan askeri gerilim, enerji maliyetlerini etkileyerek piyasaları sarstı. Asya borsaları, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki bir nükleer santrale düzenlenen insansız hava aracı saldırısının ve Suudi Arabistan’ın hava sahasında üç İHA’yı imha etme açıklamasının ardından ciddi kayıplar yaşadı. ABD Başkanı Donald Trump, İran yönetimine bir uzlaşıya ulaşması için acilen harekete geçmesi gerektiğini belirtti. Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin önemli bir geçiş noktası olarak İran’ın bölgedeki etkisini pekiştirme çabaları nedeniyle gemi trafiğine kapalı kalmaya devam ediyor.

Brent petrolün fiyatı 140 dolara doğru yükseliyor. Londra merkezli araştırma kuruluşu Capital Economics, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın küresel petrol rezervlerini hızla tükettiği konusunda uyarıda bulundu. Haziran ayının sonuna kadar stokların kritik seviyelere gerilemesi ve Brent petrolün varil fiyatının 130 ila 140 ABD doları bandına yükselebileceği tahmin ediliyor. Bu kritik su yolunun yıl sonuna kadar kapalı kalması ve petrol fiyatlarının 2027’ye kadar 150 dolara ulaşması durumunda, Birleşik Krallık ve Euro Bölgesi’nde enflasyonun yüzde 10 seviyesine yaklaşabileceği öngörülüyor. Brent petrolün fiyatı şu an yüzde 1,2 artışla 110,63 dolardan işlem görürken, ABD ham petrolü de yüzde 1,0 artışla 106,42 dolara yükseldi. G7 maliye bakanları, bu önemli hammadde arz sıkıntısını tartışmak üzere Paris’te bir araya geliyor.

Yüksek enerji maliyetlerinin kalıcı hale gelmesi, piyasalarda tahvil satışlarına neden oldu. Geçtiğimiz hafta ABD 10 yıllık tahvil faizleri yüzde 4,584 seviyesine çıkarak 23 baz puan yükselirken, 30 yıllık tahvil faizleri yüzde 5,109’a ulaşarak haftalık bazda 18 baz puan arttı. Merkez bankalarının enflasyon sarmalını önlemek amacıyla sıkı para politikalarına döneceği beklentisi, Federal Rezerv’in (Fed) bu yıl faiz artırma olasılığını yüzde 50 olarak fiyatlamalarına yol açtı. Fed’in nisan ayı toplantısına dair tutanakların çarşamba günü açıklanması bekleniyor. Piyasalardaki olumsuz hava, Asya endekslerinde kayıplara yol açtı. Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,25 değer kaybı yaşayarak 60.642,03 puana düştü. Güney Kore’de KOSPI endeksi ise rekor seviyelerinin ardından yüzde 0,17 azalarak 7.480,69 puana geriledi. Hong Kong Hang Seng endeksi yüzde 1,42 düşüşle 25.593,62 puana, Avustralya S&P/ASX 200 endeksi de yüzde 1,35 kayıpla 8.514,60 puana geriledi. Bölge genelini temsil eden The Asia Dow endeksi yüzde 1,04 azalarak 6.311,60 puana indi. Çin’de ise SSE Bileşik endeksi yüzde 0,12 artışla 4.140,52 puandan işlem görüyor. Güvenli liman arayışı, ABD dolarını destekleyerek dolar/Yen paritesinin (USD/JPY) yüzde 0,12 yükselerek 158,9160 seviyesine çıkmasına neden oldu.

ABD vadeli endekslerinde de olumsuz bir seyir gözlemleniyor; S&P 500 vadeli kontratları yüzde 0,4, Nasdaq vadeli kontratları ise yüzde 0,5 oranında düşüşte. Citi analisti Scott Chronert’in raporuna göre, Wall Street’teki kâr artışlarının yarısının gümrük tarifeleri gibi tek seferlik etkenlerden kaynaklandığı ve kazançların büyük bölümünün yalnızca 20 şirkete ait olduğu belirtiliyor. Dünyanın en değerli şirketi olan Nvidia’nın çarşamba günü açıklanacak bilançosu, yatırımcılar tarafından merakla bekleniyor.